
Muharrem ayı, diğer üç ay recep,şaban ve ramazan aylarıyla birlikte özel aylar olarak anılmakta kuranı kerimde. Bu aylarda, feyiz, rahmet ve bereket artmaktadır. Rabbimiz af kapıları sonuna kadar açılmaktadır. Bu dört ay da Allah-ü teala hazretleri daha dikkatli olmamızı ve daha az kabahat işlememizi öneriyor. Af kapıları sonuna kadar açık. Daha dikkatli olun ve daha fazla tövbe edin ki ziyanda olanlardan değil kazananlardan olabilesiniz.
Diyelim ki, Müslüman yalan söylemez ama, biraz abartma huyumuz var. Hani anlatırken bir anda kaçıveriyor ağzımızdan. O anda geriye adım atamıyoruz da o öyle gidiveriyor ya, işte ondan bahsediyorum. Aslında dönülemeyecek bir şey yok ama, o anda yenik düşüveririz nefsimize. Yada kendimiz fark etmeyiz bile bazen, eşimiz çocuklarımız uyarır. Tam orada hemen euzü besmele çekmek lazım. Bu sizin şeytandan ve nefsinizden Allah c.c hazretlerine sığınışınızdır. Hemen İçimize dönüp pişman olmak lazım. Bu dedikoduda da, abartıda da, yanlış olan her şeyde geçerli. Tövbenin gerçekten içinize işlemesi lazım ki, tövbe bozulmasın. Zaten içinizden onaylamadığınız, evet bu yanlıştır, bu yapılmamalıdır demediğiniz hiçbir şeyden vazgeçemezsiniz ki, o hatadan dönemezsiniz ki. Binlerce kez tövbe etseniz de kendinizi haklı gördüğünüz sürece o beladan kurtulamazsınız.
Gelin, bu muharrem ayı bitmeden, bize kötü gelen, beğenmediğimiz, yasaklanmış, huylarımızın birinden vazgeçmiş olalım. O hatayı tekrarladığımızda hemen pişman olalım,rabbimize sığınalım, tövbe edelim. Ve akşam yastığa başımızı koyduğumuzda dervişler gibi kendimizi hesaba çekelim. Ama öyle iltimas geçerek, yumuşak davranarak değil. Sen bunu bana nasıl yaparsın diyerek. Paylayarak,haşlayarak. Kavga ederek. Sonrada azap görenlerden olmaktansa, erken erken pişman olanlardan olalım. İslam dini eğer bir şeyi yasakladıysa, beğenmediyse yada övmüyorsa mutlaka ama mutlaka çok haklı bir sebebi vardır. Siz bilmiyor olabilirsiniz ama mutlaka mantıklı bir açıklaması vardır.
Bir birimize bu konuda yardımcı olalım. Kırmadan, nefsini kabartmadan yumuşacık, ama sadece Allah rızası için uzatmadan uyarıverelim bir birimizi. Gelin kendimize yardımcı olalım, sarsalım kendimizi, kendimize gelene kadar. Acımasızca eleştirelim. Allah’tan korkmaya davet edelim.
Bu özel ayı kendimiz için daha da özel hale getirelim. Ama durmayalım. Eğer küçücük bir hatamızı düzelttiysek bile, bundan yüz bulalım ve daha büyük hatalarımızı düzeltme peşine düşelim. Peygamber efendimizin yüce ahlakını hedefleyelim. Yapamasak ta yolunda oluruz.
Şu da aklımızdan hiç çıkmamalı. Alemlere rahmet peygamber efendimiz şöyle buyuruyor. “Günahlarına tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.”
Her şeyin doğrusunu yalnızca Allah bilir.
Yarabbi, Nefsimizin bütün kötü hallerinden sana sığınırız, onlardan kurtulmayı nasip eyle. Ömrümüzün kalan kısmını, geçen kısmından hayırlı eyle. Bu cahil günahkara da merhamet eyle.Amin.
Diyelim ki, Müslüman yalan söylemez ama, biraz abartma huyumuz var. Hani anlatırken bir anda kaçıveriyor ağzımızdan. O anda geriye adım atamıyoruz da o öyle gidiveriyor ya, işte ondan bahsediyorum. Aslında dönülemeyecek bir şey yok ama, o anda yenik düşüveririz nefsimize. Yada kendimiz fark etmeyiz bile bazen, eşimiz çocuklarımız uyarır. Tam orada hemen euzü besmele çekmek lazım. Bu sizin şeytandan ve nefsinizden Allah c.c hazretlerine sığınışınızdır. Hemen İçimize dönüp pişman olmak lazım. Bu dedikoduda da, abartıda da, yanlış olan her şeyde geçerli. Tövbenin gerçekten içinize işlemesi lazım ki, tövbe bozulmasın. Zaten içinizden onaylamadığınız, evet bu yanlıştır, bu yapılmamalıdır demediğiniz hiçbir şeyden vazgeçemezsiniz ki, o hatadan dönemezsiniz ki. Binlerce kez tövbe etseniz de kendinizi haklı gördüğünüz sürece o beladan kurtulamazsınız.
Gelin, bu muharrem ayı bitmeden, bize kötü gelen, beğenmediğimiz, yasaklanmış, huylarımızın birinden vazgeçmiş olalım. O hatayı tekrarladığımızda hemen pişman olalım,rabbimize sığınalım, tövbe edelim. Ve akşam yastığa başımızı koyduğumuzda dervişler gibi kendimizi hesaba çekelim. Ama öyle iltimas geçerek, yumuşak davranarak değil. Sen bunu bana nasıl yaparsın diyerek. Paylayarak,haşlayarak. Kavga ederek. Sonrada azap görenlerden olmaktansa, erken erken pişman olanlardan olalım. İslam dini eğer bir şeyi yasakladıysa, beğenmediyse yada övmüyorsa mutlaka ama mutlaka çok haklı bir sebebi vardır. Siz bilmiyor olabilirsiniz ama mutlaka mantıklı bir açıklaması vardır.
Bir birimize bu konuda yardımcı olalım. Kırmadan, nefsini kabartmadan yumuşacık, ama sadece Allah rızası için uzatmadan uyarıverelim bir birimizi. Gelin kendimize yardımcı olalım, sarsalım kendimizi, kendimize gelene kadar. Acımasızca eleştirelim. Allah’tan korkmaya davet edelim.
Bu özel ayı kendimiz için daha da özel hale getirelim. Ama durmayalım. Eğer küçücük bir hatamızı düzelttiysek bile, bundan yüz bulalım ve daha büyük hatalarımızı düzeltme peşine düşelim. Peygamber efendimizin yüce ahlakını hedefleyelim. Yapamasak ta yolunda oluruz.
Şu da aklımızdan hiç çıkmamalı. Alemlere rahmet peygamber efendimiz şöyle buyuruyor. “Günahlarına tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir.”
Her şeyin doğrusunu yalnızca Allah bilir.
Yarabbi, Nefsimizin bütün kötü hallerinden sana sığınırız, onlardan kurtulmayı nasip eyle. Ömrümüzün kalan kısmını, geçen kısmından hayırlı eyle. Bu cahil günahkara da merhamet eyle.Amin.


4 yorum:
Çok kolay gibi anlatıvermişsiniz. Ben aylardır uğraşıyorum ama hep aynı hep aynı.
sakin,
Siz doğru yola girmişsiniz. Yapabilmenin yarısı istemek diğer yarısıda çaba harcamak. Gösterdiğiniz cabanın karşılığını almamanız mümkün değil. devam edin ve vazgeçmeyin. Hz.Ömer (r.a) adaletli ve alim bir halife iken bile, her aklına geleni söylememek için ağzında sürekli bir çakıl taşı tutarmış. İlim, irfan sahibi olmak bile nefsimizden bizi kurtarmıyor. Siz iyilikte ısrar edin. rabbim karşılıksız bırakmaz.
Yazının başında yalandan behsetmişsiniz. Ben de yalanla ilgili bir şeyler söylemek istiyorum.
Yalan nedir? Yalan gerçek olmayan şey değil midir?
Bizler hep yetişkinlere söylediğimiz, gerçek olmayan sözleri yalandan sayıyoruz. Ama küçücük çocuklarımıza bile pek çok yalanlar söylüyoruz.
- Bak! Uslu durursan seni parka götüreceğim.
Sunuç yok.
- Şimdi komşu teyzelerde yaramazlık yapma, eve giderken o istediğin oyuncağı alacağım.
Yok.
Çocukta size karşı güven sıfır.
arzu-hal,
Evet, çok güzel bir nokta dikkat çektiğiniz. Bunula ilgili sizden uzunca bir yazı beklerim aslında, ister burda yayınlayaklım isterseniz sizin sitenizde, ben sizi takip ediyorum.lütfen yazmayı bırakmayın.
Yorum Gönder