5 Ocak 2009 Pazartesi

AŞURE GÜNÜ(MUHARREMİN ON'U)




Rabbime hamd, Rasul-ü Ekrem efendimize ve Eshabına selam ile başlarım.



Tarih boyunca bir çok önemli olayın gerçekleştiği, rahmet ve bereketin arttığı mübarek bir gün. Hz. Adem a.s.mın affedildiği, Nuh tufanının bittiği, kızıl denizin yarılıp ta firavunun yok olduğu, peygamber efendimiz s.a .v hazretlerinin hicreti başlattığı ve kıyametin kopacağı gün. Sırlarla dolu özel bir zaman dilimi.

Her zamankinden fazla ibadet edilecek bir gün. Sadece ibadet yeterlimi ? yüz yıllardır bu topraklarda aşureler pişirilir. Konuya komşuya dağıtılır. Erzaklar düzülüp fakire fukaraya garibe gureba ya dağıtılır. Yeterlimi ? yetmemeli. Hadi abuk sabuk günlerde medyanın dolmuşuyla yaptığımız ziyaretleri de ekleyelim bunlara. Ama bu sefer Müslümanlar için özel olan bir günde Allah rızası için yapalım.

Önce kendi yaşlılarımızdan başlayalım. Hicri takvimin birinci günü bu gün. Yeni yıla ümit olsun. Ama beklide o büyüklerimizi son görüşümüz. Son defaymışçasına bir sarılalım. Çekelim kokularını içlerimize. Sonra pişman olmaktansa seneye yeniden tekrarlamanın hazzına erelim. Hastanelere koşalım. Kimsesiz hastaları gözetelim. Hakka yürümüş babamızın yerine öpelim ellerini. Anamızın yanağını okşar gibi bakalım yüzlerine. Çocuk esirgeme kurumlarına koşalım. Belki bir şeker belki bir çukulata elimizin erdiğince. Okşayalım başlarını. Orada bizde olabilirdik. Hani dilim varmıyor ya bizimkilerde olabilirdi. Beklide bizim son günümüz.

Güneşimiz,ışığımız,efendimiz Muhammet Mustafa s.a.v hazretleri “o gün bir yetimin başını okşayana saçları sayısınca sevap yazılır” buyuruyor. Bundan mahrum kalmayın. Onlarda mahrum kalmasınlar. Mahrumiyetlerine bir yenisini de siz eklemeyin. Koşun…

Her şeyin doğrusunu bilen rabbime hamd ederim.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

bu yazını ve içindeki sevgi dolu sözcükleri çok sevdim insanı okurken keşke dedirttin soyut bir yaşama götürüyor içindeki insani duygular uyanıyor insanın ama malesef somut yaşamda bunlar mümkün değil yaşamın her dakika daha zorlaştığı gelicek kaygısıyla yaşanan bu zamanda malesef lafta kalıyor.
insanların kötüleştiği kalplerinin taş olduğu bu zaman da aşure günü gibi günler çok önemli tabi umarım gelecek nesiller bunları devam ettirir pek umudum olmasada.

tevekkel dedi ki...

Merhaba, öncelikle değerli yorumun için teşekkür ederim.
İslamı ve islami yaşam tarzını tam olarak benimsediğinizde sizi temin ederimki soyut diyerek hayıflandığımız yaşam somut oluveriyor. Tevekkül yani kaderin hayrın ve şerrin allah olduğuna inanmak bunların en başında. modern hayat bizlere tevekkülü ve kanaati unutturmuş durumda. bunlar unutuluncada haliyle hayat her dakika daha da zorlaşıyor. kazandığımızdan fazlasını harcama isteğimiz, tüketen bir birey olmamız bizi o kaosa sürükleyen başlıca sebep. İnsanlar bakışınıza üzüldüm ben şu halimle hiç bir insanın sonuna kadar kötü olabileceğine inanmıyorum. insanları kötü eden inançları yada inançsızlıkları. tüm korkularınızın yerine sadece allah korkusunu yerleştirirde. bunu yaparsam rabbimi kızdırırmıyım diye düşünürseniz. yani allahtan korktuğunuz için o kötülüğü yapmaktan vaz geçerseniz, etrafınızda kötülüğün sadece sahiplerine zara verdiğini görürsünüz. Bu arada yazdıklarım uslup olarak size yazılmış gibi oldu ama cevap niteliğinden ödün vermemek için böyle yazıldı. söylediklerim şahsınıza değil kendi nefsime bir hatırlatmadır. lütfen yazılarımı okumaya ve yorumlamaya devam ediniz.